Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Adana Katliamları

550,00 ₺

Adana Katliamları, 1908 Jön Türk Devrimi sonrası oluşan birlikte
yaşama ve özgürlük umutlarının yerini nasıl şiddetin ve
çatışmanın aldığını gözler önüne seriyor. 1909 yılında Adana ve
çevresinde paranoyanın neden olduğu iki ayrı katliam dalgasıyla
öldürülen Ermenileri, yakıp yıkılan mahalleleri, işyerlerini,
Osmanlı hükümetinin müdahale etmekteki başarısızlığını,
sıradan insanların faillere dönüş...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Renan Akman
12 Haziran 2025
372
Türkçe
Karton
130x195 mm
9789750538476
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Adana Katliamları, 1908 Jön Türk Devrimi sonrası oluşan birlikte
yaşama ve özgürlük umutlarının yerini nasıl şiddetin ve
çatışmanın aldığını gözler önüne seriyor. 1909 yılında Adana ve
çevresinde paranoyanın neden olduğu iki ayrı katliam dalgasıyla
öldürülen Ermenileri, yakıp yıkılan mahalleleri, işyerlerini,
Osmanlı hükümetinin müdahale etmekteki başarısızlığını,
sıradan insanların faillere dönüşümlerini anlatıyor. Bedross Der
Matossian, bu katliamlara giden yoldaki tüm etkenleri
incelerken, katliamlar sonrası insani yardımları ve müdahaleleri,
yargılamaları da es geçmiyor. Çok sayıda kaynaktan
yararlanarak yazdığı bu eseriyle tarih çalışmalarında kendisine
pek yer bulamamış Adana katliamlarını gün yüzüne çıkarıyor,
yaşanan trajedinin neden ve sonuçlarını titizlikle masaya
yatırıyor.
“Bu kitap, bölgenin sosyal-siyasi, dinî ve ekonomik yapılarındaki
değişimleri analiz ederek, Adana’da gelişen olaylara çok nedenli
ve çok yönlü açıklamalar getiriyor. Bir düzine dilden birincil
kaynakları kullanarak, şiddeti ve iktidar mücadelelerini kamusal
alandaki başarısızlıklar ve başarılar açısından, daha genel
olarak da 1908 Devrimi’yle bağlantılı inceliyor. Adana
katliamlarını, Ermeni soykırımına giden yoldaki Ermeni
katliamları sürecinin bir parçası olarak değil, 19. yüzyılda ve 20.
yüzyıl başında bölgede uygulanan etnik-dinî şiddetin bir sonucu
olarak görüyor.”

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.