Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Anayasa Yargısında İbadet Özgürlüğü

390,00 ₺

Din özgürlüğü değerlendirmesi ve beraberinde bir anayasal metot/standart uygulanması özellikle azınlık din ve inançları açısından önemlidir. Çünkü çoğunluk dinlerinin fiziksel imkanlar itibariyle daha rahat dışavurulacakları açıktır. ABD, Almanya ve Kanada gibi yargı düzenlerinde de görüldüğü üzere, bir anayasal demokrasinin varlığı için, azınlık din ve inançlarının ibadet özgürlüğü güvencesinden ...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

09 Aralık 2015
375
Türkçe
Karton
135x195 mm
9786051711799
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Din özgürlüğü değerlendirmesi ve beraberinde bir anayasal metot/standart uygulanması özellikle azınlık din ve inançları açısından önemlidir. Çünkü çoğunluk dinlerinin fiziksel imkanlar itibariyle daha rahat dışavurulacakları açıktır. ABD, Almanya ve Kanada gibi yargı düzenlerinde de görüldüğü üzere, bir anayasal demokrasinin varlığı için, azınlık din ve inançlarının ibadet özgürlüğü güvencesinden yararlanmaları vazgeçilmezdir. Bu bağlamda, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin ibadet özgürlüğü taleplerini değerlendirirken belli bir anayasal analiz metodu üzerinden bir yaklaşım şekillendirmesi gerekmektedir. Talebin din özgürlüğü yönünden ele alınarak, anayasal bir analize tabi tutulması, hemen her toplumda tartışmalı olan dinsel konuların çoğunluk ideolojisine veya her yönüyle siyasi belirlemelere bağımlı kalarak, hukuk güvencesinden mahrum kalmasını da önleyebilecektir.

Anayasa hukukçusu Saadet Yüksel bu çalışmasında, din özgürlüğünün hukuki güvencesine yönelik hukuk korumasının dine değil, inanç ve ibadet özgürlüğüne yönelik olması hassasiyetiyle gerçekleşebileceğini söylüyor. Başkaca modelleri aynen alıntılamak veya bu talepleri ilk bakışta din-devlet ayrılığına aykırılıktan reddetmek yerine; her olayın özelliklerini dikkate almaya imkan verecek bir standart geliştirilmesi gerektiğini iddia ediyor. Bu standart, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin özellikle ibadet özgürlüğüne müdaheleyi incelerken sorguladığı laikliğe dair yeni tanım arayışına da katkıda bulunacak ve bir tartıma imkan verecek olan "ölçülülük"tür.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.