Annelik Okulu Vardı da Biz mi Gitmedik?
HER KADIN KENDİ HİKÂYESİNİ YAŞADIĞINI SANIR. TA Kİ ANNESİNDEN
VE ONDAN ÖNCEKİ KADINLARDAN TAŞIDIKLARINI FARK EDENE KADAR.
Anne olmak...
Bize anlatıldığı gibi yalnızca doğurmakla başlayan bir hikâye mi?
Peki ya bedenimiz, daha biz dünyaya gelmeden önce annemizin yaşadıklarını, korkularını,
sevinçlerini ve hatta söyleyemediklerini kaydediyorsa?
Rahim, sadece bir organ değil, yaşamın başladığı, kadın...
HER KADIN KENDİ HİKÂYESİNİ YAŞADIĞINI SANIR. TA Kİ ANNESİNDEN
VE ONDAN ÖNCEKİ KADINLARDAN TAŞIDIKLARINI FARK EDENE KADAR.
Anne olmak...
Bize anlatıldığı gibi yalnızca doğurmakla başlayan bir hikâye mi?
Peki ya bedenimiz, daha biz dünyaya gelmeden önce annemizin yaşadıklarını, korkularını,
sevinçlerini ve hatta söyleyemediklerini kaydediyorsa?
Rahim, sadece bir organ değil, yaşamın başladığı, kadınlığın, anneliğin ve kuşaktan kuşağa
aktarılan hikâyelerin izlerini taşıyan güçlü bir alan olabilir.
Bu kitap, rahim frekansları üzerinden kadınlığımıza, annemizle olan bağımıza, kendi
anneliğimize ve bizden önce gelen kadınların hikâyelerine başka bir pencereden bakmaya davet
ediyor.
Belki bugün yaşadığımız bazı duygular gerçekten bize ait değil.
Belki bazı korkularımızın kökü sandığımızdan çok daha eski.
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.