- Ana Sayfa
- Edebiyat
- Hikaye - Öykü
- Çiçek Hanım'ın Rüyaları - Muradiye Hikayeleri
Çiçek Hanım'ın Rüyaları - Muradiye Hikayeleri
Centil Bellini dedim de... Bu Venedikli ressamı biraz daha anlatsam iyi olacak. Cennetmekân Fâtih Sultan Mehmed Han, şebîh surete pek meraklıydı ve kâfiristanda bu fende hüner sahibi çok musavvir bulunduğunu öğrenmişti. Kostanzo Efendi gibi birçokları gelip gitti, amma hiçbiri bunun kadar hünerbaz değildi. Matruş bir adam, ne sakalı var ne bıyığı. Saçları da dökülmüş, ensesindeki bir tutam kıl olm...
Centil Bellini dedim de... Bu Venedikli ressamı biraz daha anlatsam iyi olacak. Cennetmekân Fâtih Sultan Mehmed Han, şebîh surete pek meraklıydı ve kâfiristanda bu fende hüner sahibi çok musavvir bulunduğunu öğrenmişti. Kostanzo Efendi gibi birçokları gelip gitti, amma hiçbiri bunun kadar hünerbaz değildi. Matruş bir adam, ne sakalı var ne bıyığı. Saçları da dökülmüş, ensesindeki bir tutam kıl olmasa bizim Cevlâkîlere benzeyecek. Baba Nakkaş, huzurda çok itibar gördüğünü söylemişti. Meğerse bunlar ailece musavvirmiş. Babası Yakopo ve bir yaş küçük kardeşi Covanni...
Beşir Ayvazoğlu, birbiriyle ilişkili olmakla beraber bağımsız metinler olarak da okunabilecek sekiz tarihî hikâye ile Fâtih devrinde karşı karşıya gelen iki farklı estetiğin çatışmasını ve Osmanlı tarihinin en can alıcı meselesi olan “kardeş katli”ni birlikte sorguluyor. Üç bölümden oluşan bir üst hikâyenin birbirine bağladığı hikâyelerin odak noktası, Bursa’da, aralarında Cem ve Mustafa’nın da bulunduğu çok sayıda şehzadeyi misafir eden Muradiye...
Kitap Özellikleri
3-5 gün içinde kargoya verilir
Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.
1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!
Centil Bellini dedim de... Bu Venedikli ressamı biraz daha anlatsam iyi olacak. Cennetmekân Fâtih Sultan Mehmed Han, şebîh surete pek meraklıydı ve kâfiristanda bu fende hüner sahibi çok musavvir bulunduğunu öğrenmişti. Kostanzo Efendi gibi birçokları gelip gitti, amma hiçbiri bunun kadar hünerbaz değildi. Matruş bir adam, ne sakalı var ne bıyığı. Saçları da dökülmüş, ensesindeki bir tutam kıl olmasa bizim Cevlâkîlere benzeyecek. Baba Nakkaş, huzurda çok itibar gördüğünü söylemişti. Meğerse bunlar ailece musavvirmiş. Babası Yakopo ve bir yaş küçük kardeşi Covanni...
Beşir Ayvazoğlu, birbiriyle ilişkili olmakla beraber bağımsız metinler olarak da okunabilecek sekiz tarihî hikâye ile Fâtih devrinde karşı karşıya gelen iki farklı estetiğin çatışmasını ve Osmanlı tarihinin en can alıcı meselesi olan “kardeş katli”ni birlikte sorguluyor. Üç bölümden oluşan bir üst hikâyenin birbirine bağladığı hikâyelerin odak noktası, Bursa’da, aralarında Cem ve Mustafa’nın da bulunduğu çok sayıda şehzadeyi misafir eden Muradiye...
Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.