Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Doğu, Batı ve Türkiye Sinemasında Din

700,00 ₺

Sinema ve din ilişkisi, sosyal bilimlerin, özellikle de sosyoloji/din sosyolojisinin ihmal ettiği bakir alanların başında gelmektedir. Diğer taraftan söz konusu başlığı ele alan çoğu akademik araştırmalar ve akademinin dışında yapılan çalışmalar, derlemeci bir şekilde ideolojik bir bakış açısıyla, belli bir taassup içerisinde kaleme alınmış manipülatif ve spekülatif bir mahiyet arz etmektedir. Eli...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Sanat - Mimarlık, Sinema
16 Şubat 2023
408
Türkçe
Karton
135x195 mm
9786059872973
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Sinema ve din ilişkisi, sosyal bilimlerin, özellikle de sosyoloji/din sosyolojisinin ihmal ettiği bakir alanların başında gelmektedir. Diğer taraftan söz konusu başlığı ele alan çoğu akademik araştırmalar ve akademinin dışında yapılan çalışmalar, derlemeci bir şekilde ideolojik bir bakış açısıyla, belli bir taassup içerisinde kaleme alınmış manipülatif ve spekülatif bir mahiyet arz etmektedir. Elinizdeki eser ise bu durumun dışına çıkan ender ve yetkin örneklerden birisidir. Dr. Tarık GÜVENDİ’nin sinema ve din ilişkisini kavramsal, kuramsal ve pratik boyutlarıyla sosyolojinin projeksiyonuyla çözümlediği çalışması, başta sosyoloji olmak üzere genel olarak sosyal bilimler alanına çok değerli katkılar yapan interdisipliner, titizlikle kaleme alınmış, emek mahsulü bir araştırmadır. Prof. Dr. Kemaleddin TAŞ Din gerçeğinin iki temel karakteri vardır: ilki eşitliksiz toplumların kişisel tarihlerine devrimci parantezler açan katışıksız din; diğeri grandiyöz insanla kurulan dünyevi iktidarda kitlelerin zihinlerine vurulan tılsımlı prangaların gardiyanlığına soyunan kurumsal din… Sinema ise sabıkası kabarık kurumsal dine ve aktörlerine daha fazla ilgi göstermiş bu tercihini sinemasal dilde eleştiri merkezi olarak kullanmıştır. Bu kitap, sanatsal, ideolojik ve kapital ereklerle karanlık salonlarda devinen sinemanın bu tercihini sorgulamakta, dinsel olgunun beyazperdeye yansıyan görünümlerini öznel ve ideolojik tortulardan ayrıştırmakta; öte yandan bakışı kişiselleştiren mahalli duvarları ve kategorik tutumları yıkmakta, sinema- din ilişkisine berrak ve derinlikli bir perspektif kazandırmaktadır. Bu nedenle eser, “önce bir dinle” serzenişine kulak kabartmakta tarafların söz hakkına kendi metodolojik birikimlerini konuşturarak saygı duymaktadır.
Tarık GÜVENDİ

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.