Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Ene’l Hak Kitâbü’t-Tavâsîn

190,00 ₺

Hallâc-ı Mansûr veya Mansûr el-Hallâc ( 858 – 922 )
Zındıklıkla suçlanması ve uzun süren bir soruşturma neticesinde Abbâsî Hâlifesi Muktedir'in emriyle idam edilmesiyle meşhur olan Fars kökenli spiritüalist yazar ve mistik şâir.
“Ben, Hüseyin bin Mansur; tarihin beni yargıladığı o meşhur sözün, "Enel Hak"kın sahibi ve kurbanıyım. Bu kitapta ne bir ilahlık iddiasını ne de bir sapkınlığı; s...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Din, Dini Metinler
30 Ocak 2026
112
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786253835323
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Hallâc-ı Mansûr veya Mansûr el-Hallâc ( 858 – 922 )
Zındıklıkla suçlanması ve uzun süren bir soruşturma neticesinde Abbâsî Hâlifesi Muktedir'in emriyle idam edilmesiyle meşhur olan Fars kökenli spiritüalist yazar ve mistik şâir.
“Ben, Hüseyin bin Mansur; tarihin beni yargıladığı o meşhur sözün, "Enel Hak"kın sahibi ve kurbanıyım. Bu kitapta ne bir ilahlık iddiasını ne de bir sapkınlığı; sadece sevenin sevilende yok oluşunu, o "fena" hâlini kendi dilimden anlatıyorum. Bağdat’ın karanlık zindanlarından darağacına yürürken, sözlerimin zahiri hukukla nasıl çatıştığını ve siyasi iktidarın korkularını tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Cübbemin altında Hakk’tan başkası yok derken, egonun nasıl silindiğini ve geriye sadece Mutlak Olan’ın kaldığını izah etmeye çalıştım. Dostlarımın sükûtu ve düşmanlarımın fetvaları arasında, yalnız ama hakikatle dolu bir yolculuktu benimkisi. Beni taşlayanları değil, taşlamayanları affettiğim o son ana kadar, inancımın bedelini nasıl ödediğimi okuyacaksınız.
Bu satırlar, sadece bir dervişin vecd hâlini değil, İslam tarihinin en büyük trajedisinin arkasındaki sosyolojik ve teolojik gerçekleri aydınlatıyor. Bedenim parçalansa da hakikatin bölünemeyeceğini, aşkın şeriatla ve siyasetle imtihanını tarafsız bir gözle sunuyorum. Okuyacağınız hikâye, efsanelerle örülmüş bir mit değil, Abbasi sarayının gölgesinde yaşanmış kanlı ve somut bir gerçekliktir. Ben Mansur; işte bu, Dicle’nin sularına savrulan küllerimden doğan son savunmamdır.”
HALLÂC-I MANSUR

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.