Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Halkın Otium’u

195,00 ₺

Unutulmuş Bir İhtiyaç: Kendinle Kalabilmek
Gündelik hayatın telaşı içerisinde herkes yavaşlayıp düşünme ihtiyacı hissediyor. Ancak ekran bağımlılığı mevcut dikkat potansiyelimizi tehlikeye atıyor. Bu hızlı, akıp giden hayatın yeni afyonundan nasıl arınabiliriz? Düşünmek, hayal kurmak ve tefekkür etmek için boş zamanımızı nasıl geri kazanabiliriz?
Bu kitap, Antik Çağ'ın insan faaliyetlerinin zir...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Melike Aydın
19 Ocak 2026
90
Türkçe
Karton
110x180 mm
9786255634443
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Unutulmuş Bir İhtiyaç: Kendinle Kalabilmek
Gündelik hayatın telaşı içerisinde herkes yavaşlayıp düşünme ihtiyacı hissediyor. Ancak ekran bağımlılığı mevcut dikkat potansiyelimizi tehlikeye atıyor. Bu hızlı, akıp giden hayatın yeni afyonundan nasıl arınabiliriz? Düşünmek, hayal kurmak ve tefekkür etmek için boş zamanımızı nasıl geri kazanabiliriz?
Bu kitap, Antik Çağ'ın insan faaliyetlerinin zirvesine yerleştirdiği "verimli boş zaman" anlamına gelen kavram otium ile yeniden bir bağ kurmayı öneriyor. Ancak aciliyet ve maddi fayda sağlama görevinden arınmış bir boş zaman, içsel düşünmeyi, bilgeliği ve insanlığı besleyebilir.
Yüzyıllar süren ihmalin ardından otium, boş zamanımızı yeniden canlandırmamıza yardımcı olabilir. Belki de anlam, derinlik ve zaman arayışımızı meşrulaştırmak için eksik olduğumuz kelime budur. Uzun zamandır seçkin bir azınlık için bir sığınak olan otium, sonunda herkesin, halkın otium'u olabilir!
İşten ve güçten, garaz ve ivazdan münezzeh, zihinsel ve ruhsal gelişime adanmış asude boş zaman.

Boş Zamanı Özgürleştirmenin Vakti Geldi
Düşünme faaliyetinin değerini yitirdiği, beyin zamanının meta haline geldiği bir dünyanın kaosunda, şüphesiz bu akıllı boş zamanın kaynaklarını yeniden keşfetmenin zamanı geldi.
Toplum giderek daha karmaşık hale geldikçe ve hakikat salt bir kanaate dönüşme eğilimindeyken, düşünmenin, önyargıları ve yerleşik fikirleri reddetmenin ve verimli bir kamuoyu tartışmasına katkıda bulunmak için gözlem, araştırma ve müzakereyi kullanmanın gerekliliğini yeniden değerlendirmek hayati önem taşıyor. Felsefenin ilk dönemlerindeki eleştirel düşünceyle yeniden bağlantı kurmalı ve bunu yapmak için her gün ona zaman ayırmalıyız.

“Okumak, birçok bakımdan otium kavramının somut halidir: Hem kendimizle hem de başkalarının düşünceleriyle diyalog kurduğumuz, içsel gelişimimize katkı sağlayan bir andır. Günümüz insanı için otium fikrini benimseyip zihinsel zamanını geri kazanmak, oldukça anlamlı bir hedef olabilir.”
—Revue Sciences Humaines

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.