Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

İngilizler Oradayken

599,00 ₺

1780 yılında Doğu Endonezya’dan Ümit Burnu’na sürülen bir imam; burada diğer sürgünler,
köleleştirilmiş insanlar ve hatta kendisini gözetlemekle görevli gardiyanlarla birleşerek yepyeni bir
Müslüman cemaati inşa eder. Yirminci yüzyılın başlarında İstanbul üzerinden Cava’ya gelen Tunus
doğumlu bir öğretmen girişimci gazeteciliğe soyunur ve milliyetçilik, Pan-İslâmizm ve modernleşme
arasındaki farkl...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Tarih, Tarih Araştırmaları
Hamdi Akyol
04 Şubat 2026
616
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786258581195
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

1780 yılında Doğu Endonezya’dan Ümit Burnu’na sürülen bir imam; burada diğer sürgünler,
köleleştirilmiş insanlar ve hatta kendisini gözetlemekle görevli gardiyanlarla birleşerek yepyeni bir
Müslüman cemaati inşa eder. Yirminci yüzyılın başlarında İstanbul üzerinden Cava’ya gelen Tunus
doğumlu bir öğretmen girişimci gazeteciliğe soyunur ve milliyetçilik, Pan-İslâmizm ve modernleşme
arasındaki farkları kalemine taşır. Bu sırada yazılan on dokuzuncu yüzyıl kronikleri ise İngiliz yönetiminin
“ehlileştirdiği” bir “sadık Malay” savaşçısı efsanesi kurgulamaktadır.
Michael Francis Laffan, bu ve benzeri pek çok etkileyici hikâye aracılığıyla, Hint Okyanusu
Müslümanlarının dini özgürlük arayışıyla sömürge devletlerine sundukları stratejik sadakati ve bir yandan
da manevi birlik umuduyla yüzlerini İstanbul ve Kahire’ye nasıl döndüklerini anlatıyor. İngilizler
Oradayken, sömürge çağında Müslümanlar için saklı kalan ihtimalleri değerlendiriyor; Batılı, İslami ve
Pan-Asyacı imparatorluk yapılarıyla kurulan temasları açığa çıkarıyor; sürgünlerin, kölelerin, âlimlerin ve
gazetecilerin hayatlarını ve yolculuklarını takip ediyor. Eser, on sekizinci yüzyılın sonunda ticaret
kumpanyalarının gerileme döneminden başlayarak Hollanda ve İngiliz sömürge yönetimi yıllarına, oradan
da on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda toplumsal reformu hedefleyen milliyetçi ve kozmopolit
hareketlerin yükselişine uzanıyor.
İmparatorlukların ördüğü bu karmaşık ağlar içinde Müslümanların varoluş mücadelesini, okyanusları aşan
bir aidiyet duygusuyla modern dünyayı ve kendi kimliklerini nasıl inşa ettiklerini okurken bazen bir ceket
yakasındaki ay yıldızlı düğmede, bazen de ipek bir sancakta somutlaşan, küresel bir ümmetin parçası olma
çabalarına şahit oluyoruz.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.