Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

İstendik

240,00 ₺

“İstendik” sözcüğü, eğitim bilimleri kültüründe 1972 yılında Eğitimde Program Geliştirme biliminin duayeni Prof. Dr. Selahattin Ertürk’ün ‘eğitim’ kavramının tanımında kullandığı bir alt kavramdır. Bizim açımızdan ise bu kavram, yıllar boyu eğitim bilimcilerce yeterince anlaşılmadığını düşündüğümüz bir kavram. Özünde barındırdığı ‘istemek’ fiili bu kavramı daha iyi anlama sürecinde bize ‘yapmak is...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

01 Aralık 2025
118
Türkçe
Karton
160x240 mm
9786258516548
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

“İstendik” sözcüğü, eğitim bilimleri kültüründe 1972 yılında Eğitimde Program Geliştirme biliminin duayeni Prof. Dr. Selahattin Ertürk’ün ‘eğitim’ kavramının tanımında kullandığı bir alt kavramdır. Bizim açımızdan ise bu kavram, yıllar boyu eğitim bilimcilerce yeterince anlaşılmadığını düşündüğümüz bir kavram. Özünde barındırdığı ‘istemek’ fiili bu kavramı daha iyi anlama sürecinde bize ‘yapmak istenilen bir şey’i çağrıştırdığı için belki de. Eğitimin ‘kalıcı izli bir davranış değişimi olduğu’ açıklaması çoğu zaman ‘öğrencinin istediği’, bazen de ‘toplumun istediği’ davranış değişimi olarak algılanıyor genellikle. Bu algılama şekline öğretmen eğitimi sürecinde yıllardır şahit oluyoruz. Biz eğitim bilimleri akademisyenleri olarak, ‘çocuğun ya da öğrenicinin gelişim ve öğrenme ihtiyaçlarının cevaplanması’, öğretici pozisyonundaki kişilerin, yani öğretmen ve anne babaların ‘çocuğun gelişim ve öğrenme ihtiyaçlarına ters düşmemeleri gerektiği’ biçiminde algılıyoruz bu kavramı. Çünkü eğitimin canlının doğasına ters düşmemesi gerekiyor ve öğretim süreci içinde eğer bu olursa, öğrenenin öğrenme sürecinde gelişimsel yaralar açılıyor ve travmalara sebep olma ihtimalimiz var çoğu zaman. Bu nedenle çocuklarımız ya da öğrencilerimizin öğrenme dünyalarında doğalarına ters bir şekilde hareket ettiğimizde, neredeyse onların tüm gelişim alanları üzerinde, bir bakıma ‘istendik’ değil de ‘istenmedik’ bir davranış değişimine neden olabiliyoruz böylece. Bunun vebali de çok büyük. Bu kitapta diyoruz ki, çocukların gelişim ihtiyaçlarına cevap verelim, öğrenme ihtiyaçlarını karşılayalım. Öğrenmeyi sevdikleri bir davranış edinimi haline getirelim, öğrendiklerini içselleştirsinler ve yaşantılarına bilişsel bir yük olarak aktarmasınlar.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.