Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Kahve İçelim mi?

340,00 ₺

Yine aynı yerdeyim. Meşhur penceremin önünde. Pencere pervazlarının paspartu yaptığı muhteşem manzaraya karşı yazma isteğime “dur” diyemedim, oturup makinamın başına, dökmeliydim içimi kağıtlara, sonra da sizlere....Senelerin yıldırım gibi, pek hızlı geçtiğini, değişen mevsimlerden anlar oldum. Sonbahar var dışarıda. Hem de ne sonbahar. Derler ya;- 3 mevsim, bir sanat...İşte o sanat; sonbaharın ru...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Edebiyat, Roman - Günümüz
29 Mayıs 2024
184
Türkçe
Karton
130x195 mm
9786256011809
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Yine aynı yerdeyim. Meşhur penceremin önünde. Pencere pervazlarının paspartu yaptığı muhteşem manzaraya karşı yazma isteğime “dur” diyemedim, oturup makinamın başına, dökmeliydim içimi kağıtlara, sonra da sizlere....Senelerin yıldırım gibi, pek hızlı geçtiğini, değişen mevsimlerden anlar oldum. Sonbahar var dışarıda. Hem de ne sonbahar. Derler ya;- 3 mevsim, bir sanat...İşte o sanat; sonbaharın ruha dokunduğunu anlatıp, derinden yaşatan mevsim. Renkleri, çiçekleriyle ılıcık havasıyla tebessüm eder etrafa. Kalbimizin kanayan yaralarını teskin eden, hasta ciğerlerimizin temizlendiği mevsim.Gözümüz bu mevsimde dinlenir; tabanın, sarının, yeşilin her tonuyla... Ya kavaklar? bütün sıkıntıları, kötü kokuları, tozları, yapraklarını yelpaze yaparak, salına salına def eder. Sadece havanın tozunu mu? Ruhumuzun tozunu da alır götürür üstümüzden. Gökyüzü açık mavi. Kuşlar, ağlamıyor, ağıt yakmıyor, feryat da etmiyor, sadece kantat yaparak uçuşuyorlar yollarında, anlıyorlar dertlerimizi, ondandır avazları... serince soluruz havayı.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.