Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Limon Masası

240,00 ₺

Julian Barnes, ikinci öykü derlemesi Limon Masası´nda, Manş Ötesi´nde ele aldığı yaşlanma ve ölüm temalarını, insanoğlunun ölümlülük karşısındaki tavrını bir kez daha teşrih masasına yatırıyor. Tümü de yaşlanma ve ölüm saplantısını derinlemesine yaşayan kahramanları, çok farklı konumlar, coğrafyalar ve tarihler içinde bir bir sahneye çıkıyorlar.
Barnes´ın karakterleri henüz yaşamam, sevme, yalan ...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Edebiyat, Hikaye - Öykü
Serdar Rifat Kırkoğlu
30 Mart 2006
192
Türkçe
Karton
135x195 mm
9789755394909
Stokta var
22 Eylül Salı kargoda

Kitap depomuzda hazır. Saat 15.00'a kadar verilen siparişler aynı gün hazırlanır; hafta sonu ve resmî tatillerde kargo çıkışı yapılmaz.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Julian Barnes, ikinci öykü derlemesi Limon Masası´nda, Manş Ötesi´nde ele aldığı yaşlanma ve ölüm temalarını, insanoğlunun ölümlülük karşısındaki tavrını bir kez daha teşrih masasına yatırıyor. Tümü de yaşlanma ve ölüm saplantısını derinlemesine yaşayan kahramanları, çok farklı konumlar, coğrafyalar ve tarihler içinde bir bir sahneye çıkıyorlar.
Barnes´ın karakterleri henüz yaşamam, sevme, yalan söyleme, birilerini kandırma yeteneklerini bütünüyle yitirmiş değiller, ancak hayatlarının sonunda artık sahip olamadıkları şeyleri kavradıklarından burukluk içindeler.
Hayatını farklı vakitlerdeki saç kestirme yaşantılarına göre ölçen bir anlatıcı; yaşamını "vazgeçiş" üzerine temellendirmenin zorunluluğunu kabullenmiş ünlü bir Rus yazar; bir yaşlılar yurdunda kalan ve bu kitabın yazarına "Sevgili Dr Barnes" hitabıyla uçuk mektuplar yazan bir kadın; kafasını konserlerde çıkarılan gürültülere fena halde takmış bir müziksever; Alzheimer hastası kocasına son derece ayrıntılı yemek tarifleri okuyup duran ve hakaretlere maruz kalan bir kadın; anne babasının çökmekte olan evliliklerine tanıklık edip evlilik kavramını sorgulayan orta yaşlı bir İngiliz; hayatta ayakta kalışını başkalarının ölümlerine borçlu olduğunu kavramış olan İsveçli bir kereste tüccarı; bir kafede buluşup geçmişi anlamıy alışkanlık haline getirmiş; ama birbirlerini asla anlayamayan iki yaşlı kadın; karısının eline tutuşturduğu alışveriş listesiyle Londra´ya her gelişinde bir hayat kadınını sürekli olarak görmekten geri kalmayan emekli bir asker ve son olarak da, günün birinde "limon masasına" oturmanın zorunluluğunu görüp en büyük müzik olan sessizliği seçmiş olan Finli ünlü bir besteci.
Zira, limon, Çinlilere göre ölümün simgesidir. Limon Masası da bir restoranda, oturulduğunda ölümden konuşmanın zorunlu hale geldiği bir masa...

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.