Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Ol-Ân

499,00 ₺

Ol-Ân, “Ben bilinmeyen, gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım.” hadis-i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz’in şehirlerden şehirlere, mekânlardan mekânlara “yeryüzleri”nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı, bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır. Lekesiz, bu “varoluş albümü”nde, bir fotoğrafın hikâyesini baş gö...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

09 Eylül 2021
160
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786257587358
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Ol-Ân, “Ben bilinmeyen, gizli bir hazine idim, bilinmek istedim; bilineyim diye halkı (kâinat) yarattım.” hadis-i kudsîsi mucibince Ömer Lekesiz’in şehirlerden şehirlere, mekânlardan mekânlara “yeryüzleri”nde insanın mazhar olduğu o manevî neşveyi aradığı, bu arayışını ise fotoğraf ve ilhamat üzerine kurduğu bir tefekkür sofrasıdır. Lekesiz, bu “varoluş albümü”nde, bir fotoğrafın hikâyesini baş gözüyle görüp gönül gözüyle ikrar ettiği satırlar eşliğinde okuruna sunuyor. Mescid-i Nebî’den Medinetü’z-Zehra’ya, Ayasofya’dan Marmaris’e, Priştine’den Berat’a, Malaga’dan Kurtuba’ya mekânın zaman üzerindeki tesirini ve bu zamanın insandaki ilahî nur çerçevesindeki akislerini bir nevi sohbet meclisi şeklinde okuruna açıyor. Ândaki var oluş ekseninde, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin “Çalabım bir şâr yaratmış iki cihân âresinde” ile başlayan beyitleri ile “şâr/şehir” izleğinde ilerleyen bu satırlar, “Oku!” emr-i ilahîsinin, fotoğraf okuması üzerinden nurânî bir tını ile eyleme geçirilmiş hali niteliğinde. Ömer Lekesiz, bu okumalarını tasavvufî bir neşve, insanca bir sevinç, eşref-i mahlukatlığa uygun bir temaşa ile satırlardan sadırlara akıtıyor. Fotoğraflarla birlikte “ol”mak kavramını ânlar ile bağdaştırıyor ve gönlündeki medeniyet tasavvurunun duraklarını temsil eden şehirleri ve mekânları sırtını kadim bir geleneğe yaslayıp kendisindeki yansımalarıyla fâş ediyor.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.