Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi

665,00 ₺

Bilimin en tuhaf muhabiri yine iş başında!

Askerî teknoloji dendiğinde aklımıza genellikle lazer güdümlü bombalar, silahlı insansız hava araçları, radara yakalanmayan uçaklar, helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirebilen seçme askerler, şehirleri yok edebilecek nükleer silahlar, gizli operasyonlar ve bolca “GİZLİ” ibareli harekât planları gelir. Mary Roach’un aklına ise bambaşka şeyle...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Nilbert Yılmaz
13 Aralık 2025
264
Türkçe
Karton
135x210 mm
9786258716092
Stokta yok
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

Bilimin en tuhaf muhabiri yine iş başında!

Askerî teknoloji dendiğinde aklımıza genellikle lazer güdümlü bombalar, silahlı insansız hava araçları, radara yakalanmayan uçaklar, helikopterden helikoptere atlarken şarjör değiştirebilen seçme askerler, şehirleri yok edebilecek nükleer silahlar, gizli operasyonlar ve bolca “GİZLİ” ibareli harekât planları gelir. Mary Roach’un aklına ise bambaşka şeyler geliyor:
• Pantolon sürtünmesi
• Kokmayan asker çorapları
• Son teknoloji ürünü sineksavarlar
• Patlamayan yemek ısıtıcıları
• Ve evet, sıkıntıdan öldürecek şeyleri gülmekten öldürecek
hâle getiren çılgın bilim insanları.
Savaşan İnsanların Tuhaf Bilimi, savaşın “kahramanlık” kısmını değil “Bu nasıl bir sorun yahu?” dedirten kısımlarını eşeliyor. Donanma laboratuvarlarında ter kokularını ölçen insanlardan, patlayıcıya dayanıklı mankenlere tatbikat yaptıran ekiplere, uyurken bile ordu protokollerine uygun pozisyon almayı araştıran bilim insanı kisvesine bürünmüş çatlaklara varasıya otuz iki kısım tekmili birden burada!
Mary Roach yine sahaya iniyor ama bu saha tavuk tabancalarıyla, kum torbalarıyla, kimyasal atık tehlikesi yazan tabelalarla ve çok kötü bir fikir olduğunu en baştan bildiğiniz cihazlarla ve davranışlarla dolu. Onun tek silahıysa bitmek bilmeyen merakı ve ara ara patlayan “Bunu gerçekten sordun mu?” dedirten soruları. Sonuç: Hem bilgilendirici hem de “keşke bunları bilmeseydim” dedirten eğlenceli bir bilim turu.
Bu kitap; savaşın gölgede kalan tarafını, laboratuvar ışıkları altında, bol kahkahalı bir otopsi gibi açıyor. Okurken hem gülecek hem irkilecek hem de “Askerî Ar-Ge’nin yarısı gerçekten bundan mı ibaretmiş?” diye düşüneceksiniz.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.