Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Sözleşme Kültürü ve İlk Müslüman Toplum

290,00 ₺

Elinizdeki bu kitapta önemli bir konu olan "İslam ve toplum", özellikle de "Müslüman toplumun ilk oluşumu" konuları ele alınmaktadır. Dinin toplumsallaşması ve hayatiyetini devam ettirmesi açısından ilk dini topluluk bir din için çok önemlidir. Dinler buna göre şekillenir, varlığının devamı bu ilk topluluğun direnç ve başarısına bağlıdır. Hz. Muhammed (sav) parçalı yapıya dayalı bir toplumda farkl...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

07 Mart 2016
200
Türkçe
Karton
135x190 mm
9789753523882
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

Elinizdeki bu kitapta önemli bir konu olan "İslam ve toplum", özellikle de "Müslüman toplumun ilk oluşumu" konuları ele alınmaktadır. Dinin toplumsallaşması ve hayatiyetini devam ettirmesi açısından ilk dini topluluk bir din için çok önemlidir. Dinler buna göre şekillenir, varlığının devamı bu ilk topluluğun direnç ve başarısına bağlıdır. Hz. Muhammed (sav) parçalı yapıya dayalı bir toplumda farklılıkları en aza indirerek bütüncül bir dini topluluk oluşturmayı başarmıştır. Bu başarısının arkasında yeni dinin etkin mesajı yanında, kendine has liderlik kabiliyeti ve toplumunun yüksek siyasi kültürüne hâkimiyeti yatmaktadır. Kitap bu başarının temelinde, yeni dinin mesajına ve kendi kişiliğine uygun olarak, Hz. Peygamberin sözleşme ve ittifaklara verdiği aşırı önemin yattığını ileri sürmektedir. Medine'nin iç ve dış tehditlerle dolu ilk dönem sosyal kaos ortamında Hz. Muhammed (sav), sözleşme kültürünün mükemmel bir örneği olan Kardeşleştirme (mu'âhât) ile ilk dini toplumsallaşma deneyimini başarı ile gerçekleştirmiştir. Akabinde diğer sos¬yal gruplarla, çevre kabile ve devletleriyle gerçekleştirdiği sözleşme ve ittifaklarla başarı ve yönteminin tesadüfî ve geçici olmadığını göstermiştir.
İslam'ın ilk dönemlerine yönelik analizlerin ülkemizde daha çok tarihsel düzlemde kaldığı bir gerçektir. Bu tarihsel hakikatlerin sosyolojik ve antropolojik perspektifle değerlendirilmesi, bu tarz çalışmaların batılı tekelden kurtulup bu konuda yerli telif çalışmaların yapılması gittikçe artan bir önem arz etmektedir. Elinizdeki eser bu amaca mütevazı bir katkı sunmak amacı ile kaleme alınmıştır.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.