Sepetim

  • Sepetinizde ürün bulunmuyor.

Tabulara Rövaşata

420,00 ₺

"... Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir. Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye, devamında da şiddete neden olur. Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek "suçluluk psikolojisine" girerler. Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar; ü...

Devamını Oku

Kitap Özellikleri

Deneme, Edebiyat
01 Ocak 2010
224
Türkçe
Karton
125x195 mm
9786055618650
Stokta var
3-5 gün içinde kargoya verilir

Bu kitap stoklarımızda bulunmamaktadır. Üreticiden tedarik edildikten sonra tarafınıza kargolanacaktır.

1.200 TL ve üzeri siparişlerinizde kargo bedava!

"... Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir. Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye, devamında da şiddete neden olur. Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek "suçluluk psikolojisine" girerler. Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar; üretici olamaz, topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar, yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar..."

"... Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa "aşırı imrenme" ya da "eksiklik duygusu (eksik etek)", erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle "aşırı yarışma" ya ya da "yenilgiyi kabullenmeye" neden olabilir..."

"...Freud'a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır: Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan, tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır. Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar; belki de bir ömür boyu.."

"... Biz erkekler "güç ve iktidar" hırsımız, tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp, yıkıp, yok ediyoruz... Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar, ne bir kargaşa, ne de kaos olurdu..."

"... Çünkü yaratıcılık meyve vermektir, çiçek açmaktır, hamile kalmaktır, doğurmaktır..."

''... Cesaret korkusuzluk demek değildir; korku dolu olmaktır, korkuya rağmen adım atabilmektir. Korkunun altında ezilmemek, boyun eğmemek, direnmektir...

''... O zaman buna güvencesizlik değil, özgürlük demeliyiz; özgürlük güvencesiz olmaktır... Belirsizliklere de merak demeliyiz. Her şey belirli olsaydı merak olmazdı. O zaman merak artı özgürlük eşittir ''cesaret'' diyebilir miyiz?.

Bu kitap için henüz yorum bulunmuyor.